Kula Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hakaret suçu nedeniyle verilen ve kesinleşen mahkûmiyet kararına ilişkin olarak, 7531 sayılı Kanun ile yapılan yasal değişiklikler ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda yürütülen hukuki süreç sonucunda, infazın durdurulmasına ve müvekkilin tahliyesine karar verilmiştir.
Olayın Özeti
Müvekkil M.K hakkında, TCK 125/1-2 kapsamında “Sesli, Yazılı veya Görüntülü Bir İleti ile Hakaret” suçundan verilen 2 ay 9 gün hapis cezası, basit yargılama usulü kapsamında kesinleşmiş ve infaz edilmiştir.
Ancak bu mahkûmiyet kararı;
- 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun ile hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınmış olmasına rağmen,
- Sanık lehine olan bu düzenleme uygulanmaksızın
verilmiştir.
Bu durum, TCK m.7/2 (lehe kanun ilkesi) ve Anayasa m.38 hükümlerine açıkça aykırıdır.
Kanun Yararına Bozma Başvurusu
Tarafımızca;
- CMK m.309 kapsamında Kanun Yararına Bozma yoluna başvurulmuş,
- Hakaret suçuna ilişkin ön ödeme usulü uygulanmadan verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğu ayrıntılı şekilde ortaya konulmuştur.
Ayrıca bu mahkûmiyetin,
- Müvekkilin önceki dosyasına ilişkin koşullu salıverilmesinin geri alınmasına
neden olduğu özellikle vurgulanmıştır.
İnfazın Durdurulması Talebi ve İtiraz Süreci
Kula Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, “infazın tamamlandığı” gerekçesiyle infazın durdurulması talebi reddedilmiş ise de;
Bu ret kararına karşı Salihli Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilmiştir.
Salihli Ağır Ceza Mahkemesi Kararı
Salihli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.11.2025 tarihli kararıyla;
- Hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınmasına ilişkin düzenlemeler ve AYM iptal kararı dikkate alınarak,
- Telafisi imkânsız zararların doğmaması adına,
- Mahkûmiyet hükmünün infazının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Bu kapsamda;
Hakaret suçuna ilişkin mahkûmiyetin infazının DURDURULMASINA Kula Asliye Ceza Mahkemesi’nin ek kararının KALDIRILMASINA
Müvekkilin TAHLİYESİNE
oy birliğiyle karar verilmiştir.
Sonuç
Bu karar, özellikle;
- Hakaret suçu
- Ön ödeme uygulaması
- Lehe kanun ilkesi
- Kanun yararına bozma
- İnfazın durdurulması
- Koşullu salıverilmenin geri alınması
konularında uygulamada yaşanan ciddi sorunlara ışık tutmakta ve hak kayıplarının önlenmesi açısından emsal nitelik taşımaktadır.
Ceza yargılamasında sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan düzenlemelerin mutlaka dikkate alınması gerektiği, bu dosya üzerinden bir kez daha açıkça ortaya konulmuştur.
İLGİLİ KARARA ULAŞABİLMEK İÇİN , SİTE ÜZERİNDEN MESAJ BIRAKABİLİRSİNİZ



